Yollar ayrılıyor, ya sağdaki ya soldaki seçiliyor. Yok öyle değil geri de dönülebiliyor. Seçenek dahilinde de pek kimse dönmüyor. Gittiğimiz yoldan pişman olmak mı ? ruha ve bedene zulmetmeye ne hacet! Yürümeli, salınmalı, ağlamalı, gülümsemeli, vazgeçmeli ,geri dönmeli ama kabul etmeli. Dil ile ikrar etmese de gönül seçmişse yolu, varsın cayır cayır yansın yine gönüller ya hu! Avare akıllar değil mi mantıklı seçimlere yöneldiğimizi düşündüren? Kim dedi ki onlar hep doğruyu seçer? Biri gelip kulağına ne fısıldadı ey yolcu? Kalpten başka kılavuz tanımam. Kılavuzum kargaysa ne olmuş? Razıyım yanmaya.
Arkamı dönüp gittiğimde birileri rahatsız mı oluyor ya da ara ara ardımda bıraktıklarım aklıma geliyor da canım mı sıkılıyor? Ne oluyor ya hu!? ne oluyor? Ne oluyorsa zaten güzel oluyor, o öyle olması gerekiyor da oluyor. Yoldayken neyi ne kadar değiştirebildiniz? Onu öyle istemediniz de bunu böyle istediniz. Güzel istediniz, ya neden sonra o öyle oldu da böyle olmadı? Ya da neden tam da istediğiniz gibi oldu? Öyle olması gerekiyordu yolcu! Öyle olması gerekiyordu! istemekte sakınca yoksa, zorlamakta mı var? zorlamakta budalalık yoksa, inat etmekte mi var? sorular kafamızı karıştırsın ki cevapların kokusu yaklaşsın!
Sevgiyle ve kafa karışıklığıyla dolu güzel bir hafta diliyorum..
'Her gün bir yerden göçmek ne iyi.
Her gün bir yere konmak ne güzel.
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş.
Dünle beraber gitti cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait.
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.'
günün isimleri: perin ve behram
aziz ,yıldıza neden cam sürahiyi kırdığını sordu, çünkü onu bilinçli bir şekilde yere attığını görmüştü.Yıldız, döndü ve sadece gülümsedi. Bu evde hep gülümsenir.leyla, ağaçların arasındaki yolculuğuna bir son verip zahideye doğru yürüdü, zahide uçuşan etekleriyle ağaçtan elma topluyordu. Leyla zahideye doğru gitti, çok susadım su var mı dedi. Zahide sürahi işte şurada olacak diye yanıtladı, ancak sürahiyi o da göremedi. Kafasını sola çevirdi ki yıldızı gördü parmağı kanıyordu.yanına koştu.yıldız gülümsüyordu.aziz ise çok asabi. Zahide sordu ki : ne oldu yıldız? Neden kırık bu sürahi? Eline ne oldu sahi? Yıldız gördüğü düşü anlattı, sürahiden su içen leyla bir anda fenalaşıp yere yığılıyordu. Bu imgelerden korkan yıldız sürahiyi eliyle kırmıştı. Leyla ellerine baktı küçük kızın,kanıyordu ve eteklerine bulaşmıştı,ellerini öpmeye başladı.gözlerinden yaşlar akıyordu. Ah ! dedi, ah miniğim.perinsin sen. Zahide gülümsedi, aziz : abla dedi, özür dilerim. bilemedim..
birbirimize hem mürid hem mürşid olmak dileğiyle..

o zaman
YanıtlaSil...
Aslında yollar
Daralıp açılmaz sonuna da varmaz
Hem varsan da farketmez ki
...
ayrıca LSD' li kıtalar atlası
:)
YanıtlaSil...
Oldu, oldum, çocuk kaldım
Yüreğimden yaralandım
Bir yer olsa
Huzur sunsa
Dizlerim üstünde çöksem
Sonsuz yolu aydınlansa
Günün ilk ışığında
Son bir kez nefes alsam
Kaybolasam gözyaşında
Ya da ilk kitabında
...
Yol birdir çıkar tek bir yere.Biz sanırız ki insanlar giderler hep farklı yere her yolun sonu ölümle bitecekse elbet buluşulan yerde aynı olmalıdır bence.
YanıtlaSilİnsan doğduğu andan itibaren ona biçilen yolu adımlar aslında bilmeden kendi ölümümüze doğru gidiyoruz da ölüm lafını ağızlara yasak etmişin mezarları şehir dışlarına atmışşız.Ne garip korkunca gözümüzü kapardık küçükken şimdi yine aynı korktuğumuz şeylere hala bakmıyoruz.Yürüdüğümüz yolda varmak istediğimiz menzilin farkına varmak dileğiyle,
Dünle beraber gitti cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait.
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.
hu.