27 Aralık 2010 Pazartesi
bizler,sonsuza dek şükredeceğiz..
Şükür, denge, umut, huzur, şükür, denge, umut, huzur, şükür..
Bugün şükür günü! Biliyorum kardeşler hepimiz şükürcüyüz, biliyorum bundan kötüleri de iyileri de olabilrdiciyiz. Fakat bugün istenen, şükür gün boyu gerçekleşsin. Herkes kendi inanç, kültür ve fikir sınırlarında şükre bulaşsın. Şükre bulaşan gönüllere bugün denge, huzur, umut bulaşsın. Bugün başlayan bu cinnet, ruha teslimiyetini yaşatsın.bulaşmayan gönüllerde sabırlar dolup taşsın.
Yaprakların yeşilliğinden, denizlerin maviliğinden, kuşların cıvıltısından, insanların dillerinden,hayvanların samimiyetinden, müziğin ruhundan, filmlerin zevkinden, aşıkla maşuktan, acılardan, isyanlardan, mutlu gözlerden ya da kahkahalardan ya da onları görebiliyor, duyabiliyor, hissedebiliyor, yaşayabiliyor oluşumuzun şükründen bahsetmeyeceğim. Bitişlerimize ulaşmanın mutluluğuna da değil kastım.çok basit, çok küçük,daha hafif olanından. Şükür sözcüğündeki harflerin güzelliğinden bahsedecektim. Ş, k, r, bence şeker gibi tatlı bir lezzet çağrıştırıyor.
Dengede olmadığımız zamanlarda şükretmeyi devredışı bırakabiliriz, ki bu çok tehlikelidir. Umudu da gözden çıkarmak gerekir. O daha da tehlikelidir, hemen kurtulmayı isteyebilir vazgeçebiliriz, ki vazgeçenlerimiz de vardır..
E herkes hiçe varmadıysa, hala önemsediğimiz bazı şeyler var değil mi ? onların bazıları bizimle birlikte bile olabilir.olmayanlara da ulaşılabilir ve hatta bu ulaşılabilirlik duygusu da gayet umut doludur.önemsediğimiz şeyleri verene şükredelim. Onlara sahip olmak çok ta önemli değil ki. Sahip olunabilir olmaları bile umut enjekte ediyor oluşundan, iyi ki varlar! Şükürler olsun, iyi ki varız, iyi ki varsınız, iyi ki varlar!
Okumakta fayda var;
Allahü teâlâ şükredene bol bol nimet verir (Fatır 30)
Allahın size bol nimeti ve rahmeti olmasaydı, pek azınız hariç, şeytana uyardınız (Nisa 83)
İçlerinden pek azı hariç, onlardan daima bir hainlik görürsün, yine de sen, onları affet ve aldırış etme! Allahü teâlâ, iyilik edenleri elbette sever (Maide 13)
Bizler. sonsuza dek şükredeceğiz. Sana, kuşaklar boyunca övgülerini dilimizden düşürmeyeceğiz. (Mezmurlar, 79:13)
Dedi ki, "Bu dünyaya çıplak geldim, çıplak gideceğim. Rab verdi, Rab aldı, Rab'bin adına övgüler olsun!" (Eyüp 1:21)
Şükredin Rab'be, çünkü O iyidir, sevgisi sonsuzdur; (Mezmurlar, 136:1)
Hiç kaygılanmayın; her konudaki dileklerinizi, Allah'a dua edip yalvararak şükranla bildirin. (Pavlus'tan Filipililere Mektup, 4:6)
Yemek sırasında İsa eline ekmek aldı, şükredip ekmeği böldü ve öğrencilerine verdi. "Alın, yiyin" dedi... Sonra bir kase alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, "Hepiniz bundan için" dedi. (Matta, 26:26-27; Markos, 14:22-23)
Yusuf, zahide’ye bugün dışarı çıkıp bahçeden meyve toplamayı teklif etti. Zahide meyvelere bayılır, ‘elbette’ dedi. Yıldız da leylaya dışarda dolaşalım mı diye sordu, aziz leylanın eteklerini çekiştirirken, leyla ‘tabii, elbette’diyebildi. Leyla,bu altın saçlı kızla bu boncuk gözlü çocuğa baktıkça, buruk bir huzur duyuyordu.burada kalabilirdi, hep kalabilirdi. acaba kalabilir miydi? Zahide yusufun koluna girdi, birden bugün üstünde olan bu böğürtlenli elbise daha da güzel göründü gözüne. Çocukluklarındaki gibi koşuşturdular. hala ne aşıklardı birbirlerine..aziz gözlerini daha da açarak ceviz istermi diye sordu leyla’ya. Yıldız ‘rahat bırak onu’dedi ‘ ne isterse kendi alabilir, bu bahçe bizimdir, ne istersen yiyebilrsin, çok lezizlerdir leyla, korkma bak bu kurtcuk bile gülümser sana burada.’ Gerçekten de gülümsüyordu. Bu topraklarda kurtlar bile gülümsüyor, ne garip. leyla bir kiraz ağacına yaklaştı, ama uzun sure ayrılamadı başından,ne çok yemişti. Dudakları kızarmış elleri hala kiraz yakalamaya çalışırken aziz geldi, ‘annemler nehirde pinik yapıyorlar gidelim mi ‘diye sordu. Yıldız, elinden tutu, etekleri çimenlerde salına salına koşuşturuyorlardı. ah işte nehir kıyısındalardı, zahide nefis ekmekleri hazırlamıştı yine gülümsedi. Bu insanlar hep gülümsüyor. Leyla midesindeki kurtcuğu hissetti, o en kırmızı dolgun kirazdan gelmişti işte bu misafir, bu hisle gülümsedi leyla, sadece kendi duyabileceği bir sesle ‘şükürler olsun’ dedi. Aziz sallanmak istiyordu, leylanın sağ eline rahatlık yok..
günün isimleri: beria ve yafes
birbirimize hem mürid hem mürşid olmak dileğiyle..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

şükretmek mi sabretmek mi derseler şükretmektir sabredilir olmuyorsa beklenir bir köpekte yiyecek bulamayınca sabreder ama feraha erince şükredenler hatta ve hatta en darlık anında bile şükredenler işte onlar gerçek birer insan olma yolundadır.EN DAR ZAMANLARDA ŞÜKREDENLERDEN OLMAN,OLMAMIZ,OLMALARI DİLEĞİYLE
YanıtlaSilne güzel anlatmışız .) amin.
YanıtlaSil